Yeni Format, Değişmeyen Kader: 2025 LoL Esporuna Damga Vuran 4 Hikaye

by Aydın Hasan
0 YORUMLAR

League of Legends espor sahnesi için 2025 yılı, sadece 15. yıl dönümünün kutlandığı bir sezon olmakla kalmadı, aynı zamanda tüm ekosistemin baştan aşağı yeniden kurgulandığı bir dönüm noktası oldu.

Riot Games’in hayata geçirdiği üç mevsimlik takvim yapısı, “Korkusuz Draft” (Fearless Draft) sisteminin tanıtılması ve rekabetçi ekosistemdeki köklü değişiklikler, takımların hem hazırlık süreçlerini hem de oyun anlayışlarını kökten değiştirdi. Hikayeler neredeyse her ay yeniden yazıldı. Ancak eski bir sözün de hatırlattığı gibi; “Şartlar ne kadar değişirse değişsin, bazı şeyler hep aynı kalır.”

Yılın büyük bölümünde Gen.G direksiyondaydı ancak Anyone’s Legend gibi LPL temsilcileri de şampiyonluk yarışında “biz de varız” dedi. Batı takımları aradaki makası biraz daha kapatsa da zirveye ortak olmak için hala kat etmeleri gereken bir yol var. Sezonun o epik finaline gelindiğinde ise sahneye yine “eski muhafızlar” çıktı.

Esports Insider penceresinden, 2025 yılında League of Legends arenasını domine eden dört kritik hikayeyi mercek altına alıyoruz.

Korkusuz Draft ile Başlayan Yeni Çağ

2025 yılını tek bir kavramla özetlemek gerekirse bu kesinlikle “Korkusuz Draft” olurdu. LCK haricindeki çoğu uluslararası ligde uygulanan üç mevsimlik yeni yapı ile birleşen bu sistem, espor için yeni bir çağın kapılarını araladı.

Büyük bölgelerin her birinin uluslararası turnuvalara katılım için üç farklı eleme yolu oluşturmasıyla, yıl adeta bitmek bilmeyen bir baskı testine dönüştü. Mevsimler arasında nefes alacak vakit bulamayan takımlar için “playofflarda zirve yapma” kavramı tarihe karıştı; oyuncular her hafta en üst düzey performanslarını sergilemek zorundaydı, aksi takdirde yoğun fikstür affetmiyordu.

Korkusuz Draft sistemi riskleri daha da yukarı çekti:

  • Koçların Sınavı: Draft planlarının dört veya beş maçlık seriler boyunca sürdürülebilir olması gerektiğinden, teknik ekiplerin önemi hiç olmadığı kadar arttı.
  • Kadro Mühendisliği: Bu yeni ortamda, sadece “yıldız isimlere” sahip olanlar değil; en temiz takım uyumuna (sinerjiye), en geniş şampiyon havuzuna ve esnek draft yeteneğine sahip ekipler 2025 boyunca parladı.
  • İzleyici Deneyimi: Taraftarlar açısından bakıldığında, yüksek riskli maçlarda artan şampiyon çeşitliliği, oyuna son 15 yılda görülmemiş bir stratejik derinlik kattı. Takımların serilerin son maçlarında hiç beklenmedik seçimler yapması heyecanı körükledi.

Gen.G Hegemonyası ve Anyone’s Legend’ın Direnişi

Yılın büyük bir kısmında “Dünyanın en iyi takımı kim?” sorusunun tartışmasız cevabı Gen.G idi. Kore devi, özellikle istikrar konusunda rakiplerinin bir adım önünde yer aldı.

Gen.G ve sezonun sürpriz ekibi Anyone’s Legend (AL) hakkında öne çıkanlar şunlardı:

  • Gen.G’nin MSI Zaferi: Kanada’nın Vancouver kentinde düzenlenen MSI’da T1’i mağlup ederek üst üste ikinci kez kupayı kaldırdılar. Çift eleme sistemi ve Korkusuz Draft formatı sayesinde MSI, izlenme rekorlarını altüst etti.
  • AL’nin Yükselişi: Kadrosunda süperstarlar barındırmayan Anyone’s Legend, Kore takımlarını sınırlarını zorlayan yegane LPL temsilcisi oldu.
  • Kıl Payı Kaçanlar: Ne yazık ki AL, o son engeli bir türlü aşamadı. Hem MSI hem de Esports World Cup’ta Gen.G’ye karşı beş maçlık serileri kaybettiler; Worlds çeyrek finalinde ise T1 karşısında aynı senaryoyu yaşadılar. AL’nin 2026’da kadroyu koruyacak olması, bu sınırın aşılabileceğine dair umutları canlı tutuyor.

Batı Farkı Kapatıyor… Ama Henüz Yeterli Değil

Küresel rekabetten bahsetmişken, 2025 sezonu Batı (NA/EU) takımları için hem tatlı hem de buruk geçti. Doğu takımlarıyla olan makasın daraldığı hissedilse de fark hala belirgin bir şekilde ortada duruyor.

Korkusuz Draft sistemi aradaki farkın kapanmasına yardımcı olsa da, Batı takımlarının Asya temsilcilerindeki o soğukkanlılığa ve takım savaşı mekaniklerine tam olarak erişemediği görüldü.

  • Avrupa (LEC): G2’nin önceki iki turnuvayı kaçırdıktan sonra Dünya Şampiyonası’nda (Worlds) ilk sekize girmesi, 2025’in olumlu hatırlanmasını sağladı.
  • Amerika Kıtası (LTA): Kuzey ve Güney Amerika’nın birleştiği LTA projesi, beklenen etkiyi yaratamadı. Esports Charts verilerine göre izlenme sayıları, sadece LTA Güney Konferansı’nın sadık kitlesi sayesinde ayakta kalabildi.
  • Geri Dönüş: Vivo Keyd Stars ve 100 Thieves uluslararası sahnede parlasa da, bölgesel sorunlar nedeniyle LCS ve CBLOL markalarının 2026’da geri döneceği kesinleşti.

“Altın Çağ” artık uzak bir anı olsa da, FlyQuest ve MKOI gibi takımların rekabetçi duruşu, 2025’in doğru yönde atılmış bir adım olduğunu hissettirdi. 2026 takvimindeki üç uluslararası etkinlik, Batı takımlarına bu ivmeyi hızlandırmaları için yeni fırsatlar sunacak.

Gumayusi’nin Kurtuluşu ve T1’in Zaferi

Sezon, belirsizlik ve kaos yaratmak için tüm şartları zorlasa da, finalde senaryo yine bildik bir sonla bitti: Çin’in Chengdu kentinde binlerce taraftarın önünde Sihirdar Kupası’nı (Summoner’s Cup) kaldıran takım T1 oldu.

Lee “Faker” Sang-hyeok önderliğindeki ekip, T1’in hala “yenilmesi gereken son kale” olduğunu ve miraslarının yıkılmaktan çok uzak olduğunu kanıtladı. T1’in zafer yolculuğu ve Gumayusi’nin hikayesi ise sezonun en çarpıcı kısmıydı:

  1. Zorlu Yol: T1, Worlds tarihinde play-in (ön eleme) aşamasından gelip Invictus Gaming, Anyone’s Legend, Gen.G ve KT Rolster gibi devleri devirerek kupaya uzanan ilk takım oldu.
  2. Gumayusi’nin İntikamı: Yılın başında yedeğe çekildiği çalkantılı bir dönemin ardından Gumayusi, hala dünyanın en iyi nişancılarından (ADC) biri olduğunu herkese gösterdi. Gerektiğinde takımı sırtladı ve Final MVP’si seçilerek mükemmel bir “geri dönüş” hikayesi yazdı.
  3. Şok Ayrılık: Tam hikaye mutlu sonla bitti derken, yeni bir sayfa açıldı. Gumayusi, geçen ay T1’den ayrıldığını ve rakip Hanwha Life Esports’a katılarak eski takım arkadaşı Choi “Zeus” Woo-je ile buluşacağını duyurdu.

LoL tarihinin en büyük hanedanının bir parçası olan Gumayusi, şimdi T1 olmadan kendi efsanesini yazma şansına sahip.

Ayrıca şunları da beğenebilirsiniz